Anadolu Kültür ve Scottish Documentary Institute ortak yürütücülüğünde tasarlanan, British Council ve Goethe-Institut Istanbul tarafından desteklenen, belgesel alanında üretim yapan kadın sinemacılara yönelik 1 yıllık uluslararası mentörlük programı olan “Kadınlar Kayıtta” programının gördüğü yoğun ilgi için herkese teşekkür ederiz.
İfade özgürlüğünün önündeki engellerin, siyasal ve ekonomik kısıtların, belgesel üretimini son derece zorlaştırdığı bir dönemde, belgesel üretmek isteyen kadınların varlığı ve çağrıya 100'ün üzerinde nitelikli başvuru gelmesi bizim için büyük bir umut kaynağı oldu. Bu sayı bizim için yalnızca bir veri değil; kadınların belgesel alanında üretme isteğinin, dayanışma arayışının ve birlikte düşünme ihtiyacının ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Başvurularda, özenle geliştirilmiş ve ifade edilmiş fikirler, güçlü hikâyeler ve yaratıcı sinemasal yaklaşımlarla karşılaştık. Bu projelerin tümünün hayata geçtiği günleri şimdiden heyecanla bekliyoruz.
Programın mevcut çerçevesi kapsamında 7 belgesel projesine mentörlük desteği sunabileceğiz. Bu sınırın başvuruların niteliğiyle değil, yalnızca imkânlarımızla ilgili olduğunu özellikle vurgulamak isteriz. Başvurular, kadın sinemacılar için mentörlük ve birlikte düşünme alanlarının ne kadar acil ve gerekli olduğunu bize bir kez daha gösterdi. Tam da bu nedenle, “Kadınlar Kayıtta” kapsamında başvurularda ifade edilen ihtiyaçlara yönelik yeni etkinlikler ve programlar üzerine düşünmeye devam ediyoruz. Yalnızca belirlenen 7 projeyi değil, başvuran tüm kadın belgesel sinemacıları ve hatta bu çağrıya başvuramamış olanları da kapsayacak yeni buluşma ve paylaşım alanları yaratabilmenin heyecanıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
“Kadınlar Kayıtta” programında yer alacak projelerle ilgili bilgileri ve programın belgeselcilere yönelik ve kamusal diğer etkinlikleriyle ilgili gelişmeleri sosyal medya hesaplarımız üzerinden takip edebilirsiniz.
2026'nın belgesel sinema için özgür ve üretken bir yıl olmasını diliyoruz.
#ConnectionsThroughCulture
İfade özgürlüğünün önündeki engellerin, siyasal ve ekonomik kısıtların, belgesel üretimini son derece zorlaştırdığı bir dönemde, belgesel üretmek isteyen kadınların varlığı ve çağrıya 100'ün üzerinde nitelikli başvuru gelmesi bizim için büyük bir umut kaynağı oldu. Bu sayı bizim için yalnızca bir veri değil; kadınların belgesel alanında üretme isteğinin, dayanışma arayışının ve birlikte düşünme ihtiyacının ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Başvurularda, özenle geliştirilmiş ve ifade edilmiş fikirler, güçlü hikâyeler ve yaratıcı sinemasal yaklaşımlarla karşılaştık. Bu projelerin tümünün hayata geçtiği günleri şimdiden heyecanla bekliyoruz.
Programın mevcut çerçevesi kapsamında 7 belgesel projesine mentörlük desteği sunabileceğiz. Bu sınırın başvuruların niteliğiyle değil, yalnızca imkânlarımızla ilgili olduğunu özellikle vurgulamak isteriz. Başvurular, kadın sinemacılar için mentörlük ve birlikte düşünme alanlarının ne kadar acil ve gerekli olduğunu bize bir kez daha gösterdi. Tam da bu nedenle, “Kadınlar Kayıtta” kapsamında başvurularda ifade edilen ihtiyaçlara yönelik yeni etkinlikler ve programlar üzerine düşünmeye devam ediyoruz. Yalnızca belirlenen 7 projeyi değil, başvuran tüm kadın belgesel sinemacıları ve hatta bu çağrıya başvuramamış olanları da kapsayacak yeni buluşma ve paylaşım alanları yaratabilmenin heyecanıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
“Kadınlar Kayıtta” programında yer alacak projelerle ilgili bilgileri ve programın belgeselcilere yönelik ve kamusal diğer etkinlikleriyle ilgili gelişmeleri sosyal medya hesaplarımız üzerinden takip edebilirsiniz.
2026'nın belgesel sinema için özgür ve üretken bir yıl olmasını diliyoruz.
#ConnectionsThroughCulture