Anadolu Kültür 2026 - 2028 Stratejik Çerçevesi

2025 yılı, Anadolu Kültür ekibi olarak sivil toplum ile kültür sanat alanının kesişiminde yürüttüğümüz çalışmaların anlamını, alandaki etkimizi ve sorumluluklarımızı gözden geçirerek yeniden değerlendirdiğimiz bir dönem oldu.

Farklı fakat birbiriyle kesişen bağlamlarda artan siyasi baskılar, süreklilik kazanan ekonomik krizler ile yükselen çatışma ve savaş ortamı, hem dünyada hem de Türkiye’de sivil toplum ile kültür sanat alanlarını giderek daraltıyor. Bununla birlikte, bu alanlar yeni hareketlilikler ve dayanışma biçimleriyle dönüşmeye de devam ediyor.

Biz de tam bu noktada, tüm Anadolu Kültür ekibinin aktif katılımı ve farklı çalışmalarımızda birlikte yol aldığımız paydaşların katkılarıyla 2026–2028 Stratejik Planımızı oluşturduk. Bu doğrultuda çalışmalarımızı beş öncelikli alanda yoğunlaştıracağız:

1. Dayanıklı kurumsal yapı 

Daralan sivil alanda yalnızca kurumsal sürekliliğe değil, değişen koşullara hızlı ve anlamlı yanıtlar verebilen dinamik bir yapıya sahip olmanın öneminin farkındayız. Şeffaf, hesap verebilir ve birlikte öğrenmeye dayalı bir çalışma ortamı içinde kurumun bilgi birikimini koruyan ve geliştiren; çalışanların iyilik halini gözeten kurumsal pratikleri güçlendirmeyi hedefliyoruz. Depo, DSM ve proje ekiplerinin daha yakın temas halinde çalışacağı programlara imkân verecek bir yapının zeminini kuruyoruz.

2. Çeşitlendirilmiş ve çoklu kaynak yapısı 

Finansal sürdürülebilirliği yalnızca fon temini meselesi olarak değil, kurumsal bağımsızlığı ve hareket alanını koruyan bir ilişki biçimi olarak ele alıyoruz. Şeffaf finansal planlama yaklaşımımızı güçlendirirken, kaynakların yeniden tarif edilmesinden kaynaklara erişimde adalete uzanan bir yelpazede kaynaklarla ilişkimizi gözden geçirmeyi, yeni işbirliği modelleri ve alternatif gelir yöntemleri tasarlayarak kurumsal özerkliği destekleyen çoğul bir kaynak yapısı geliştirmeyi amaçlıyoruz. 

3. Birlikte güçlenen paydaşlar ve ağlar

Yerel ve ulusötesi düzeyde kurduğumuz ilişkileri ve işbirliklerini proje bazlı ortaklıkların ötesine taşıyarak uzun vadeli, güvene ve karşılıklı öğrenmeye dayalı ilişki ağları olarak sağlamlaştırmayı hedefliyoruz. Bu ağları bilgi paylaşımı, kolektif düşünme ve birlikte harekete geçme alanları olarak yeniden inşa edip yeni dayanışma biçimlerini teşvik etmeyi, farklı disiplinlerden çok aktörlü işbirlikleri için köprüler kurmayı, öğrenme ve uygulama toplulukları oluşturarak ihtimam ve ilişkiselliği odağa alan bir araya gelme imkânları sunmayı amaçlıyoruz. 

4. Bağımsız kültür sanat üretimi ve alanları

Eleştirel, özgün, kapsayıcı sanatsal üretimin artan baskı ve güvencesizlik koşullarında varlığını sürdürebilmesi; bağımsız sanatçı ve sanat inisiyatiflerinin dönüştürücü potansiyellerini ortaya koyabilmesi için esnek, ihtiyaca yanıt verebilen ve dayanışma temelli destek modelleri geliştirmeyi önemsiyoruz. Küçük ölçekli, araştırmaya dayalı ve süreç odaklı sanat üretiminin altyapısını beslemeyi, bu üretimlerin görünürlük kazanabileceği sergileme ve tartışma alanları yaratmayı ve komşu coğrafyalarla ulusötesi bağlantıları güçlendirerek ortak sanatsal üretim imkânları ve ifade özgürlüğü alanlarını çoğaltmayı hedefliyoruz.

5. Kültür sanat ve hak temelli çalışmalar arasında köprüler

Kültür sanat ile hak temelli çalışmaların birbirini besleme ve dönüştürme gücüne olan inancımızla, bu iki alan arasındaki mesafeyi azaltırken kesişim alanlarını büyütmeyi, hak savunusunu sanatsal müdahalelerle çoğaltan çalışmalar ve öğrenme programları geliştirmeyi amaçlıyoruz. Haklara erişimin giderek aşındırıldığı, hak mücadelelerinin kriminalize edildiği bu dönemde yerel, bölgesel veya ulusötesi ortak sorunları dert edinerek topluluk odaklı, yaratıcı ve dönüştürücü sanat çalışmaları, ortak üretim, eşit ifade ve katılım imkânlarını hayata geçirmeyi, kültür sanatla yerel toplulukların direncini, kolektif hareket ve etki alanlarını genişletmeyi hedefliyoruz. 

Kurulduğumuz günden bu yana, insan hakları, kültürel haklar, göç ve yerinden edilme, toplumsal cinsiyet eşitliği, sosyal ve ekolojik adalet ile hafıza çalışmaları alanlarında kültür sanat odaklı üretimlerin artan ayrımcılıklara, siyasi baskılara, içe kapanma ve yalnızlaştırma eğilimlerine karşı önemli bir karşı-alan oluşturabileceğine inanıyoruz.

Önümüzdeki dönemde de demokratik hakların hayata geçtiği, toplumsal barış ve adaletin tesis edildiği bir geleceği kurabilmek için kültür ve sanatın taşıdığı potansiyeli ve dönüştürücü gücü beslemek, çoğaltmak ve yaygınlaştırmak üzere mevcut ve yeni paydaşlarımızla birlikte çalışmaya devam edeceğiz.