Biz Kimiz2002 yılında
sanatın değişik alanlarından, iş dünyasından ve sivil toplumdan
bir avuç insan kültürün ve sanatın İstanbul ve Ankara dışındaki
şehirlerde üretilmesi ve izlenmesi için bir araya geldi. Sanatın
paylaşılmasıyla karşılıklı anlayış ve duyarlılık
gelişebileceğine, bölgesel farklılıkların ve önyargıların
aşılabileceğine; kültürel hayatın gelişmesiyle vatandaşlık,
kimlik ve aidiyet gibi kavramların da gelişeceğine; ve bu
eksende gelişecek tartışmaların toplumsal uzlaşmaya sağlayacağı
katkıya inanarak Anadolu Kültür’ü (günün koşulları ve yasaları
gereği kar amacı gütmeyen bir A.Ş. olarak) kurdular.
Anadolu Kültür’ün ilk çalışmaları OHAL dönemindeki Diyarbakır’da
başladı. Sosyal ve kültürel hayatı çatışmalar, ekonomik sorunlar
ve zorunlu göçün yol açtığı nüfus patlaması tarafından
kemirilmiş şehirde bir sanat merkezi kuruldu. Diyarbakır Sanat
Merkezi (DSM)’nde film gösterimleri, sergiler, düzenlendi.
Yazarlar, şairler yapıtlarını okudu. İzleyicilerin ilgileri
doğrultusunda fotoğraf ve film seminerleri, söyleşileri,
atölyeleri düzenlendi. Dünyanın dört bir yanından sanatçılar
Diyarbakır’da birlikte ürettiler, birlikte sergilediler,
birlikte sahnelediler.
Özel film gösterimleri, ülke sinemalarından seçkiler derken,
Diyarbakır Avrupa Sineması açıldı. Kars Belediyesi işbirliği ile
yapılan Kars Sanat Merkezi’nin açılış konseri Kafkasya’nın tüm
ülkelerinden sanatçıları kendi dillerinde bir araya getirdi.
Konumu ve kökleriyle Türkiye, Rusya, Ermenistan, Gürcistan ve
Azerbaycan arasında kültürel işbirlikleri için doğal bir merkez
olan Kars’tan tüm Kafkaslara açılan etkinlikler düzenlendi.
Türkiye ve Ermenistan’dan genç fotoğrafçıların birbirlerinin
ülkesini fotoğrafladığı çalışmalar, ortak sergiler, ortak
konserler düzenlendi. Sınırların ve diplomatik sorunların
ayırdığı halklar, sanatla birleştiler. Sanatın ve kültürün
sadece dışarıdakilerle değil, içeridekilerle de paylaşılabilmesi
için “Cezaevi Duvarlarını Aşmak” programı geliştirildi. Filmler,
müzisyenler, yazarlar hapishanelere gitti, “içeride”kilerin
yazıları, şiirleri ve karikatürleri kitap olup dışarıya çıktı.
Diyarbakır’da sivil alan oluşturulmakla başlayan çaba, Hakkari,
Şemdinli ve Yüksekova’da sivil alan oluşturma çalışmalarına
dönüştü. İlk defa sergi düzenlenen bir kentin fotoğrafçıları,
kentlerini fotoğraflarıyla anlattı. Film gösterimleri 20 kenti
dolaştı, sergiler Anadolu’yu gezdi.
Anadolu Kültür’ün 2002 yılında Diyarbakır’da başlayan
çalışmaları, beşinci yılın sonunda 20’nin üzerinde kente uzandı.
Genç nüfusun talebi doğrultusunda, farklı kültürlerin en geniş
kitleyle, en etkin biçimde paylaşılabilmesine elveren film
gösterimleri Çanakkale’den Kars’a, Malatya’dan Antakya’ya,
Hakkari’den Mersin’e uzanan yolculuklarla Türkiye’nin dört bir
yanında düzenlenmeye devam ediyor.
Anadolu Kültür’ün Balkanlardan Kafkaslara, Anadolu’dan Orta
Doğu’ya uzanan geniş bölgede, kültürler ve sanatçılar arasında
iletişim, bilgi paylaşımı ve uzun soluklu sanatsal işbirlikleri
için hayata geçirdiği yeni bir girişim de Tütün Deposu.
İstanbul’un Tophane semtindeki eski bir tütün deposunun yeniden
düzenlenmesiyle oluşturulan mekan, ağırlıklı olarak çağdaş sanat
çalışmalarına yönelik olmakla birlikte, sergi alanlarının yanı
sıra film gösterimleri, toplantılar ve atölyeler için de alanlar
içeriyor. Tütün Deposu, sanatsal etkinliklere yeni bir mekan
sağlamanın çok ötesinde, tüm sanat disiplinlerini kapsayan geniş
bir bilgi bankası ile Türkiye’de ve bölgede sanatın ve sanat
ortamının değişimine yönelik bir platform oluşturacak
|